film izle
Fuar Hostesi
Fuar Catering
Fuar Ekstra Malzeme
Stand Tasarim ve Kurulum
Fuar zemin parke
stand temizligi
Eka Organizasyon

Çıkış Tarihi : 31.01.2012
Tür : Çağdaş Türk Edebiyatı

Önsöz:
Her şey kamyonların ağır yüklerinden dolayı derin çukurlar açılmış, gidiş geliş yönü tek olan asfalt yolda arabayı kullanırken, şehrin silüetinin dikiz aynasından gözlerime takılması ile başladı. Başımı çevirip son bir kez arkaya bakmak istedim. Araba öyle hızlıydı ki yapamadım. Görmediğim bir varlık ayağımı gaz pedalına daha da bastırıyordu sanki. Bir an önce şehrin silüetini dikiz aynasından ve gözlerimden silmek ister gibiydi.

Bir süre ilerledikten sonra arabayı sağa çektim. Ne şehre geliş yönünde ne de şehirden gidiş yönünde benim kullandığım arabadan başka bir araba yoktu. Saate baktığımda akşam sekiz olmak üzereydi. Parlak güneşin tam tepeden inip kızıla çalmış hali, mavi gökyüzünde yavaş yavaş kaybolmaya başlamış olsa da sıcaklığı hâlâ asfalt yolun üzerindeydi. Sıcaklığını yüzümün ve bedenimin her zerresinde hissettim o anda. Büyük bir kuş sürüsü kızıla çalmış güneşin önünden en gürültülü halleri ile geçiyorlardı.

Teşekkür eder gibiydi her bir kuş mavi gökyüzüne, buğday başakları sarıya dönmüş geniş tarlalara ve tarlaların sınırlarını belirlermiş gibi heybetli bir şekilde duran kocaman gövdeli meşe ağaçlarına. Binlerce teşekkür ötüşü aynı anda, birbirine karışan, melodisi belli olmayan çığlıklarla yankılanıyordu kulaklarımda.

Biten bir güne minnetti bu…

Kuşların geçişini izledikten sonra ardımda kalan şehre diktim gözlerimi hiç açmadan. Gözlerime gerek yoktu görmek için. Ruhumu bir süreliğine içimden çıkardım. Hiç acımadı ruhum bedenimden ayrılırken. Kış ayazında ağzımdan çıkan buğulu bir nefes gibiydi sanki ruhum. Görebiliyordum… En hızlı halimle şehrin üstünde süzülmeye başladım. Bu nasıl bir mutluluktu? Bu nasıl bir huzurdu?
Kızıl güneş tamamen kaybolup gökyüzü siyaha boyanmadan söyleyeceklerimi söylemeliydim.

Söyledim… Herşeyi anlattım… Dinledi, hiç konuşmadı küçük şehir. Sonunda kuşların aksine sessizce teşekkür ettim. Nazik bir şahsiyet gibi başını eğdi hafifçe.

Sözcüklere gerek olmadan anlaştık biz küçük şehirle. Gülümsedi sonra… Aradığımı yıllar sonra verdi bana. O dünyalara değer tek gülücüğü yanıma alıp öylece devam ettim yoluma. Huzurla…

224 Sayfa
KOYU KİTAP
Alemdar Mahallesi.Çatalçeşme Sokak.27/28
Sultanahmet/İSTANBUL
Tel-Fax:0 212 513 03 43-0212 513 03 44

KAPAK ARKASI

“Ben büyümeyi hiç istemedim. Küçük bedenimde çok daha mutluydum. İsteklerim bedenim gibi küçüktü. Fazlasmı bilmiyordum, düşünmüyordum da. Yettiği kadarıyla mutluydum. Büyüdükçe her şey değişti. İstemenin daha çok istemeyi de getirdiğini ezberledim. Yetinmemeyi öğrendim büyümek ile birlikte. Ve öğrendikçe küçüldüm. Mutluluğun akvaryumda dolaşan balıkta olmadığını öğrettiklerinde yıkıldım. Mutluluğun bir sepet dolusu kediyi seyretmekten geçmediğini ezberlettiklerinde parçalandım. Hele mutluluğun küçük bir kanarya ile şarkı söylemekten çok uzak bir şey olduğunu anlattıklarında darmadağın oldum. Koyunun dilenciyi kovalamasına gülemiyorum artık. Büyümek bu olsa gerek. Masum bir kıpırtı bile yok dudağımın kenarında tebessüm diyebileceğim. Artık inanmıyorum. Ben büyümek istemiyorum…”